• Reklam
    DR. HASAN ÇINAR

    DR. HASAN ÇINAR

    KÜRSÜ
    [email protected]

    ANKARA İL MÜFTÜSÜ DR HASAN ÇINAR; BİR SORU- BİR CEVAP

    26 Ekim 2022 - 23:10

    ANKARA İL MÜFTÜSÜ
    DR HASAN ÇINAR;
    BİR SORU- BİR CEVAP

    Soru:Kabenin bitişiğinde bulunan ay şeklindeki yerin içinde namaz kılmak caiz midir?

    Yine o yerin içinden tavaf yapsak geçerli olur mu?
    Cevap:Ka’be-i Muazzama’nın kuzey tarafında, yarım duvarla çevrili, yarım daireye Hatîm denir. Burası tavafta Kabe’ye dahildir. Yani tavaf bu mekanın içinden değil dışından yapılır. İçinden yapılan şavt (yedi şavt bir tavaftır) geçerli olmaz. Çünkü Hadis-i Şerifle sabittir ki tavafta Hatîm Kabe’ye dahildir.

    Namazlarda ise; bu yerin içinde kılınan namazlarda Hatîm’e doğru değil Kabe’ye dönerek kılmak farzdır. Kabe içinde her tarafa dönerek namaz kılınır. Ama Hatîm içinde yarım daireye dönerek namaz kılmak caiz değildir. Çünkü Kabe’ye dönerek namaz kılmak Ayet-i Kerimeyle sabittir.

    ************************************************************
    Soru:Dilencilik  yapmak caiz midir?
    Cevap:Dilenerek geçimini sağlamak dinimizde normal kazanç yollarından sayılmamıştır. Aç kalmayacak şekilde nafaka temin etmek her müslümana farzdır. Az da olsa, helalinden kazanç elde etmeğe gücü yeten veya bir günlük nafakası olan birinin dilencilik yapması ise haramdır. Dilenmek, kulun en son baş vuracağı bir ruhsattır. Zaten Müslümanın karakteri buna müsaade etmez.
    Ancak nafaka kazanmaktan tamamen aciz olan birinin dilencilik yapması veya kendisine
     zekat, fitre, fidye, sadaka vb. yardım yapanın verdiğini alması caizdir. Bu şekilde aciz olup da başkalarından yardım istemeyip ölen, büyük günah işlemiş olur. Sanki kendisini tehlikeye atmış, intihar etmiş gibi olur ki; bu, dinimizde caiz değildir. Bu gibiler için dilenmek zillet sayılmamıştır. Hayat bize emanettir. Böyle zor durumda olanlara, ölmeyecek kadar kullanmak üzere haramlar  helal kılınmıştır. Bu durumdaki muhtaçları bir kısım müslümanlar yedirmezlerse bütün müslümanlar mesul olur.

    ************************************************************
    Soru:Tarladan aldığımız arpamızı, buğdayımızı emanetçiye veriyoruz. Fiyatı belli olunca parasını alıyoruz. Bu caiz midir?
    Cevap:Hayır, caiz değildir. Emanet ile alım-satım akdinin hükümleri sonuçları itibariyle farklıdır. Emaneti istediğinizde geri alabilmelisiniz. Emanet olarak verdiğiniz mal zayi olduğunda emanetçinin ihmali yoksa sorumluluk sizdedir ve emanetçi tazmin etmez. Ama siz ürününüzü satıyor ve akit yapıyorsunuz. “Parasını belli olunca veya 5-7 ay sonra değeri kaç lira ise ondan alırım” diyorsunuz. Bu caiz değildir. Çünkü ücreti meçhul (belirsiz) bırakılmıştır. Bu her ürün için böyledir. Elma, armut, fındık, fıstık gibi kilosu, cinsi, kıymeti vs. bilinmelidir. Ancak şöyle yaparsanız caiz olur. Emanet verirsiniz. Fiyat belli olduktan sonra buğdayınızı isterseniz emanet verdiğiniz tüccara, isterseniz bir başkasına satma hakkınız olduğunu da bilerek dilediğiniz kişiye satabilirsiniz. Yani emanet akdiyle satış akdini birbirinden ayırmalısınız.

    Selam ve Hürmetlerimle
    Dr. Hasan ÇINAR
    Ankara  İl Müftüsü

     

    YORUMLAR

    • 0 Yorum