• Reklam
    AHMET TAŞ

    AHMET TAŞ

    HANGİSİ DOĞRU
    [email protected]

    ATACAK TEK GENCİMİZ OLAMAZ

    21 Mart 2022 - 09:36

    ATACAK TEK GENCİMİZ OLAMAZ

    Son yıllarda cep telefonu, sosyal medya, tv dizileri ve diğer kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması dünya ve Türkiye insanını yararlı, zararlı dünyada olup biten her şeye ulaşır hale getirdi.

    İnsanoğlu Allah'ın yarattığı can taşıyan en güzel varlıktır. Yaratan Allah insanı yeryüzünü imar etsin, yaratılışa uygun kullansın, adaletli bir hayatı tesis etsin diye yaratmıştır. Bu özellikler Allah'ın dosdoğru yoludur. Aksi kötülükler ise (Fitne, adaletsizlik, cana mala zarar verme, fuhuş, ekinin neslin yok edilmesi, insanların, hayvanların, tabiatın, temiz havanın, temiz suyun, barış ve kardeşliğin, adil paylaşımın vs.) şeytanın yolu, Allah'ın men ettiği, yapmayın yaparsanız cezalandırırım dediği yoldur.

    Son yıllarda ülkemizde çok sayıda Kur'an kursları, imam hatip liseleri açılmakta, Diyanet İşleri, Milli Eğitim, Spor ve Kültür Bakanlıkları genç nesilleri geleceğe hazırlanmaya yönelik gayretli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar tv ve radyo programları, salon toplantıları, kamplar ve diğer etkinliklerle desteklenmeye çalışılmaktadır.

    Tüm bu çabalara rağmen gençlerimiz arasında üzülerek görüyoruz ki sigara, içki, uyuşturucu, fuhuş, sapık inanç ve alışkanlıklar hızla artmakta, yaş olarak da büyümeye yeni başlayan 11-12 yaşlarına kadar inmiş bulunmaktadır.

    İnsanların yoğun olarak bulunduğu okul önleri, parklar, otobüs ve tramvay durakları, kafeler nereden ihtiyaç duyulduğunu anlamakta zorlandığımız günlük, saatlik kiralık evler, sorumlu insanların içini sızlatan görüntülerin yaşandığı mekanlar haline geldi.


    Ders arası teneffüste öğrencilerin sarmaş dolaş öpüşme sahneleri, kızların, erkeklerin okuldan ziyade sevgilisi ile buluşmak için evden ayrılmaları, kalabalıklar içinde hiçbir utanma ve çekinmenin olmadan sevişme sahneleri, her teneffüste kızlı-erkekli sigara ve uyuşturucu kullanma sahneleri, artık bu gençlerin toplumdan değil toplumun onlardan utanıp yüzünü çevirdiği manzaralar haline geldi.

    Bizim ahlak, inanç ve kültürümüze uymayan bu çirkin manzaraları gören birçok gencimizin (Ben asla evlenmeyeceğim) kararını vererek evlenip yuva kurmaktan uzaklaştığı olaylara da şahit olmaya başladık artık.

    Biz böyle değildik. Namusuna, şerefine düşkün, haysiyetli, Müslümanca yaşayan kadın ve erkeklerden oluşan bir toplum iken ne oldu da bu hale geldik, gidişimiz nereye doğru. Başta ülkenin Cumhurbaşkanı olmak üzere bakanlarımız, valilerimiz, belediye başkanlarımız, sivil toplum temsilcilerimiz, geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin bu durumunu neden çok gündeme getirip, dert edinip çözüm yolları aramaya girişmezler. Anlamakta zorlanıyorum doğrusu.

    Elbette gençlerimizin hepsi böyle değil . Eli öpülecek, şerefli, haysiyetli, gıpta edilecek gençlerimiz de var ama;  ortada tüm toplumun şahit olduğu saydığımız olumsuz manzaraları da görmezden gelmek, yok saymak, kendimizi aldatmak, gerçeğin üstünü örtmek değil midir.

    Bu gençlerin hepsi bizim. Bir tek gencimizi bile bataklığa bırakıp atmaya (Fuhuş, uyuşturucu, terör vb.) hakkımız yok, olamaz olmamalıdır da. Sayın valilerimize, kaymakamlarımıza, belediye başkanlarımıza bu konuda büyük sorumluluk düşüyor. Sivil kurumları da yanlarına alarak yapacakları toplantılarla, yapacakları planlar ve alacakları uygulanır kararlarla bu beladan gençlerimizi kurtarmak için yola çıkabiliriz. Unutmayalım insansız, sivil toplumsuz devlet, devlet uygulaması ve hizmeti olamaz. Olsa da eksik kalır.

    Selam ve dua ile
     

    YORUMLAR

    • 0 Yorum