• Reklam
    ADNAN KALKAN

    ADNAN KALKAN

    [email protected]

    Okul öncesi faciası: Zorunlu eğitim

    31 Ekim 2022 - 01:06

    Okul öncesi faciası:
    Zorunlu eğitim

    Türk eğitim sisteminin birçok eksiğinin ve yanlış uygulamaları eğitim pedagojisi alan uzmanları veya akademisyenler tarafından yer yer ciddi anlamda eleştirilmektedir.

    Eğitim sistemimiz yerli ve milli olmaması sebebiyle yetiştirdiği insanda da birçok hasar bırakabilmektedir. Durum böyleyken 4+4+4 eğitim sistemi çok ciddi anlamda tartışılırken, üzerine bir de 5 yaş eğitim zorunluluğunun getirilmesi çalışması, yani okul öncesinin yaygınlaştırılarak zorunlu hale getirilme düşüncesi ciddi anlamda bir facia meydana getirebilir.

    Burada dikkat edilmesi gereken şudur: İlkokul çağında çocuğun okuma yazma, temel ahlak ve karakterin inşa edildiği yaş olmasına rağmen, birinci sınıf itibariyle çocuklarımızın A,B,C üç şık arasına hapsedip düşünme becerisi, mantık muhakeme gibi birçok alanda kabiliyetleri hasara uğratılmaktadır.

    Ayrıca Kur'an kursu dönemine denk gelen ve duygusal yönden aileyle tam bütünleşmesi gerektiği yaşta çocuğu okula mecbur bırakmak tam bir faciadır. Nitekim eğitim sistemimiz kalbe ve ruha hitap etmemektedir.


    Bugün hissiz, duygusuz bir nesil yetiştiyse bunun en temelinde çocuğun küçük yaştan itibaren anneden koparılması yatmaktadır. Duygusal gelişimini aile ortamında tamamlaması gereken çocuk, aileden koparılıyor ve aileden koparıldığı için, duygusal alanda eksik kalan bu çocuk daha sonra bu eksikliği ömür boyu hissediyor. Bu doyumsuzluğu ise başka alanlara da yansıyarak hayatını ciddi anlamda huzursuz hale getirebiliyor.

    İlkokul 1 sınıf itibarıyla ciddi bir ödeve maruz kalan çocuk, çocukluğunu dahi yaşayamıyor. Psikolojik ve duygusal yönden eksik kalıyor. Ciddi ödev yüküyle maalesef ufku daralıyor çocuğu A,B,C 3 şıkka maruz bırakan eğitim sistemi çocuğun düşünce sistemini köreltiyor.


    Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise 4-6 yaş Kur'an kursları kalp ve ruh anlamında çocuğu daha fazla tatmin ediyor. 4-6 yaş Kur'an kursuna gidebilecekken bir çocuk materyalist ve seküler eğitim sistemine zorunlu tutulması, dini ahlaki ve karakter gelişimini de olumsuz etkiler. Mesela 7 yaşını dolduran bir çocuğu Kur'an kursuna gönderemiyorsunuz. Sebebi ise ilkokul yaşının ve ilkokulun zorunlu olmasıdır. 4-6 yaşa gönderebilmeniz için okul öncesi yaşının ve okul öncesinin zorunlu tutulmaması gerekiyor.

    ÇÖZÜM:
    1.       Maden demokratik bir ülkede yaşıyoruz, 4-6 yaş Kur'an kursuna çocuğunu göndermek isteyen veliler bu kursu tercih edebilmelidir.

    2.       Eğitimli ve dışarıda çalışmayıp evde çalışan anneler, kendi çocuğunu yetiştirmek istediğinde buna müsaade edip çocuğun eğitimini anneye bırakmalıdır yani isteyen anne baba kendi çocuğunu evde yetiştirebilmelidir.

    3.       Çalışan bir kısım anne babalar bir nevi okul öncesini yani kreşleri çocuk bakım merkezi olarak kullanmaktadır. Bakıcıya bırakmaktansa okul öncesine göndermektedir. Bu anlamda çocuğunu göndermek isteyen anne babalara bu hak zaten tanınmıştır.

    4.       Kendini yetersiz gören anne babalar çocuğunu okul öncesine göndermek isterse bu hak onlara da tanınmıştır.


    Özetle okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmek yerine, anne babalar çocuklarını kendileri yetiştirmek istediklerinde onlara bu fırsat sunulmalı, Kur'an kursuna göndermek isteyenlere bu fırsat sunulmalı, okul öncesine göndermek isteyenlere ise bu yol zaten açıktır.  Eğitimli anne babalar kendi çocuklarını kendileri yetiştirmek isteği onların en doğal hakkıdır ve bu hak asla onların elinden alınmamalıdır.
    Adnan Kalkan
    Eğitimci Yazar /Aile Danışmanı
    [email protected]

     

    YORUMLAR

    • 0 Yorum